22 Aralık 2010 Çarşamba

15. Ayımız



Bir anneyi neler mutlu eder? İlk gülüş, ilk el çırpış, ilk öpücük, ilk heceler, ilk adımlar... Liste böyle uzar gider. Bir anneyi en çok bebeği mutlu eder. Ne kadar yorgun olsa da, enerji bulur. Eskiden Almina doğmadan önce, işten gelince düşünürdüm "Bebeğim olunca bu yorgunlukla ona nasıl bakarım" diye. Dün gece  jet hızıyla Almina'yı doyurdum, sonra sofrayı hazırladım, mutfağı topladım, muhallebisini yaptım, oyun oynadık... Bunları yaparken bu eski düşüncem takıldı. Annelik farklı birşeymiş, yaşanmadan bilinemiyormuş. İlk aylarda hemen hemen hiç uyumadan nasıl duruluyorsa, şimdi de işte ne kadar yoğun olunursa olunsun kapıda onu görür görmez Asteriks'in sihirli iksirini içmiş gibi oluyorum. Hele kapıdan girince ellerini oğuşturmuyor mu? Bu "Ellerini yıka" demek oluyor :) İşe ilk başladığımda Almina kapıdan girer girmez hemen kucağıma gelmek istiyordu. Ben de her seferinde "Anneciğim ellerimi çıpı çıpı yapayım" diyordum. 3-4 aydır kapıdan kim gelse ellerini oğuşturuyor "Ellerini yıka" diyor. Titiz kurabiyem benim.



Gelelim asıl konuya ne yazacaktım neler yazdım. 15. ayımız bitti. Bir yaşından beri ellimizi tutarak yürüme sürecini bitirdi ve artık kendi başına yürüyor kurabiyem. Uzun bir süredir halkaları doğru bir şekilde diziyor. Hala anne demiyor onun yerine Deniz'in kısaltması Dede'yi tercih ediyor. Yani herşey olacağım aklıma gelirdi de dede olmak :)) Biliçli bir şekilde: Pisi, Titi (Tilki), Goga (Tolga), Baba, Çiş, Pis, Gel, Aç, Al, Atta, Aba, Mama diyor.

Artık daha değişik tepkiler veriyor, adlandıramıyorum ama bebek gibi değil artık. Kendi kendine oyun kurmaya başladı. Bebeklere mama veriyor. Telefon ile konuşuyor, kendine çanta yapıyor içine telefonunu koyuyor, sonra çıkartıp konuşuyor. Bebeklikten çocukluğa geçiyor. Her anı, hali bir başka güzel bunu görüyorum. Onu hergün daha çok seviyorum.

Rabbim tüm evlatları anne-babalarına bağışlasın...

9 yorum:

  1. aminnn...
    maşallah kurabiyeye :)
    bu arada şu annelik işine ben de kafa yordum geçenlerde akıl almıyor. Beraydan önce eve gelir gelmez kendimi koltuğa atardım. zar zor yemek yerdik masa saatlerce beklerdi toplanmayı. yatarken bi üşengeçlikle mecburen toplanırdı falan nasıl yorgun olurdum ama şimdi gece o zaman uyuduğumun yarısını uyumuyorum belki buna rağmen eve geldiğimde birden canlanıyorum :) yemek, oyun, banyo, uyutma...Ha gene yoruluyor insan o ayrı da ama olağanüstü bi güç geliyor bence :D:D

    YanıtlaSil
  2. Aynen valla bambaşka bir enerji kaynağı bu bebişler :)

    YanıtlaSil
  3. Benden de bir maşallah miniğe, kapıdan girene el yıkatmasına da bayıldım vallahi...

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim Sevgili Kiraz Çekirdeği ve Sevgili Zeynep :))

    YanıtlaSil
  5. Amin canım.Rabbim hepimizi yavrularımıza ve onları bızlere bagıslasın ınsallah :)
    Çocukluğa geçişte yorgunlugun daha da artacak ama enerjın bıtmeyecek, daha da şaşıracaksın ... Bebek olsa da - çocuk olsa da evin yöneticileri artık onlar =)

    YanıtlaSil
  6. 15. ayımızda bana da bir enerji bastı. Şu anda 2 saatlik uykuylayım ve nerelerde, ne atraksiyonlar yapsam diye plan yapıyorum :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...