17 Şubat 2010 Çarşamba

Çok Özel Bir Gün



Bugün çok özel ve önemli bir gün. Bugün hem anneannemin hem babamın doğumgünü ve benimde 5. ayım doluyor 6. ayıma başlıyorum.
Anneanneciğim nice mutlu yıllara doğumgünün kutlu olsun...
Babacığım nice mutlu yıllara doğumgünün kutlu olsun...
İkinizi de çok seviyorum...

16 Şubat 2010 Salı

Bez Torba - File


Uzun zamandır bizim evde de file kullanılıyordu. Mümkün olduğunca naylon poşet almamaya özen gösteriyordum. Bez torba almak için fırsat kollarken bir gün Migros'ta gördüm. Hemen aldım. Çok kullanışlı, kocaman bir torba. Alışverişe giderken çantama atıyorum, içi o kadar çok eşya alıyor ki. Kasiyerler biraz tuhaf bakıyor "Torba almayayım" dediğim de. Ama her alışverişimde bez torbamı veya filemi kullandığımda çok mutlu oluyorum. Kızımın ve diğer nesillerin daha temiz bir dünyada yaşaması için elimden gelen herşeyi yapıyorum. Kızartma yağlarını lavaboya dökmüyorum, çöpleri ayrıştırıyorum, sık sık ağaç dikiyorum... Naylon torbaların doğada 400 yıl kaldıklarını düşünürsek bez torbanın daha yaygın olarak kullanılması teşvik edilmeli. "Aman bir torbadan ne olacak" demeyin, düşünün 400 yıl doğada öylece kalacak. Lütfen bez torba ve file kullanın...

14 Şubat 2010 Pazar

Sevgililer Günü


SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

TARÇINLI KURABİYEM SENİ ÇOK SEVİYORUM...

13 Şubat 2010 Cumartesi

Biraz Hasta Olduk



Geçen pazartesi günü Almina gün içinde bir iki kez öksürdü. Bazen tükürüğü boğazına kaçıyor ondan öksürüyor sandım. Salı günü burnuda tıkanıp tekrar öksürünce doktora gittik. Zaten aylık kontrolümüzünde vakti gelmişti. Doktor amcamız Almina'nın gelişimini beğendi her şey yolunda, ama birazcık hasta olmuşuz. Ama büyük bir şey değilmiş. Antibiotike gerek olmadığını söyledi, çok sevindim. Ne kadar geç antibiotik ile tanışırsa Almina o kadar iyi. Bir öksürük şurubu verdi. Şimdi 5 gün onu içeceğiz. Şu an öksürüğümüz geçti. Zaten çok öksürmediği için burnu tıkanmasa hastalığını fark etmem güç olabilirdi. Keyfimiz yerinde ateşimizde yok. Çok şükür kış böyle ağır hasta olmadan geçmek üzere. İlk cemrenin düşmesine yaklaşık bir hafta var ondan sonra 7 gün arayla diğer cemrelerde düşünce bahar geliyor demektir. Siz inanır mısınız bilmem ama ben nedense cemre düşmesini her yıl beklerim ve inanırım. Cemre Arapça kor halinde ateş anlamında bir kelime. İlk cemrenin 19-20 şubatta havaya, ondan 7 gün sonra 2. cemrenin 26-27 şubatta suya, son cemrenin de 6-7 martta toprağa düştüğüne ve havaların ısınmaya başladığına inanılır. Baharın bir an önce gelmesi dileği ile...

6 Şubat 2010 Cumartesi

Pardon Bi Telefonunuzu Yiyebilir miyim?

Almina ısrarla herşeyi ağzına götürmekte kararlı... Bir şey bulamazsa elini ağzına götürüyor. Son favorimiz telefonu. Herkes konuşmak için kullanırken Almina yemek için tercih ediyor.
Almina iletişim için telefon yerine, direk konuşmayı tercih ediyor. Son zamanlarda ağzından birbirinden farklı o kadar çok ses, harf çıkıyor ki... Resmen muhabbet ediyoruz. Ailede erken konuşacağına dair bir his oluşmuş durumda.
Son zamanlarda Almina'yı gülme krizine sokan top beş ise şöyle:
1. Cheesecake'im (Cheesecake'i çok severim, canım çekti galiba)
2.Tıytıy (Bezindeki tırtıl resminden esinlenerek söylemiştim)
3.Sütçüüü (Emzirme saatini hatırlatmak için söylemiştim)
4. Şişko kuzu (Ablam Filiz tarafından söylendi)
5. Tıytıylı cheesecake (Ayrı sözcükleri bir arada kullanırsak bakalım gülecek mi diye söylemiştim. Çok güldü... tıytıylı cheesecake pek iyi bir seçim değil limonlusunu tercih ederim.)

4 Şubat 2010 Perşembe

Hangi Ayak İzi Benim İçin Değerli?



Tabii ki sağdaki... Minik Kurabiyemin ayak izi... Uzun bir süredir ne zaman ayak izini alsak diye düşünüyorduk. İlk doğduğu gün hastahanemiz ayak izini almıştı. Bende özel bir gün de alalım diye düşünüyordum. 1. ayı, 40'ı, 2. ayı... Zaman geçti ve biz bir türlü ayak izini alamadık...Nihayet aslında en özel gün geldi çattı. 25 OCAK Almina'ya hamile olduğumu öğrendiğim gün... Aradaki bariz farkı göstermek adına o gün ayak izini almaya karar verdik. 3 mm'den 65 cm'ye... Bir senedeki fark... Hamuru hazırladık, Almina şaşırdı biraz, neler oluyor der gibiydi... Ve kurabiyemin 2. ayak izini almış olduk. İnsanlar için küçük, Almina için büyük bir adım oldu...

2 Şubat 2010 Salı

Anne-Baba Tiyatroda



Ne zamandır Tolga ile dışarı çıkalım diyorduk. Almina'sız ilk gecemiz cumartesi günü gerçekleşti. Almina'yı anneme, ablama ve yeğenime emanet edip, önce yemeğe ordan da tiyatroya gittik. Oyunumuzun adı "Maskeliler" idi. Filistinli üç erkek kardeşin bir kasap dükkanında geçen, örgüt ve aile ilişkilerinin hesaplaşmasının anlatıldığı trajik bir oyun "Maskeliler". Ben çok severek izledim ve çok etkilendim. Özellikle final ve finale giden son 10 dakika çok etkileyiciydi.

Eve döndüğümüzde baya bir özlemiştik kurabiyemizi. İlk defa bu kadar ayrı kaldık. Sosyal hayattan kopmamak adına güzel bir gece geçirdik :)) ama Almina'sız olmak zor geldi. Yaklaşık 9 ay karnımda, 5 ay kucağımda olunca... Telefonumdaki resimlerini sevdim kuzumun... İşe nasıl başlanacak ve adapte olunacak bilmiyorum? Son iki ayım:(((
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...