30 Eylül 2010 Perşembe

D Vitamini

Kemik büyümesi ve gelişmesi ana rahmindeki ilk haftalardan başlayarak bütün çocukluk boyunca devam eder ve kız çocuklarında 15-16, erkek çocuklarında ise 17-18 yaşlarına kadar sürer. İnsan bünyesi yaşamsal pek çok fonksiyonu yerine getirebilmek için kalsiyuma ihtiyaç duyar. Yeterince kalsiyum alınamaz ise bu ihtiyaç kemiklerden karşılanır ve kemik yapısı zayıflamaya başlar. Bu durum özellikle çocuk ve gençlerde büyümeye olumsuz bir etki yapmaktadır. Kalsiyum öncelikle süt ve süt ürünlerinde, bakliyatlarda ve kurutulmuş meyvelerde bulunur. Günlük kalsiyum ihtiyacı her yaş grubu için değişkendir. Çocuklar için günlük ihtiyaç 800-1200 mg’dır. Ancak yapılan pek çok araştırmada Türkiye'de çocuklarda kalsiyum eksikliğine sıkça rastlanmaktadır. Kalsiyum ile birlikte verilen D vitamini kemiklerde istenen olumlu etkiyi yaratır. D vitamini besinlerden ve güneşten alınabilen bir vitamindir. D vitamini kalsiyumun emilimini arttımakta ve daha sağlıklı bir kemik yapısının oluşmasını sağlamaktadır.  D vitamini sadece çocuklar için değil yaşlılar ve  kadınlar açısından da önemlidir. Özellikle kadınlar için menapoz döneminden sonra osteoporoz riskini ortadan kaldırmak için vücuttaki D vitamini oranını yılda bir kez ölçtürülmelidir. Anne sütünde bulunmayan tek vitamin olan D vitamini, bebeklere en geç 2. aydan itibaren verilmektedir. Sağlık Ocaklarından ücretsiz olarak verilen D vitamini takviyesinin 1 yaş ile sona erdiğini zannederken yaptığım araştırmalar neticesinde en az 2 yaşına kadar devam edilmesi önerilmektedir. Biz D vitaminine devam edeceğiz ve en kısa zamanda da kendim için doktorumdan tahlil yapmasını isteyeceğim.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Almina ve Poyraz 1 yaşında

Sevgili Arkadaşım Bircan çok güzel bir sürpriz yapmış Almina ve Poyraz'ı aynı resimde buluşturmuş. Eline sağlık arkadaşım. Merak ettiyseniz tık tık

Annemi İstiyorum


Kadınlar Kulübü Eylül Annelerinden sevgili Fesleğen sayesinde haberim oldu bu kampanyadan. Ülkemizde çalışan anne olmak çok zor. Doğum sonrası daha fazla izin kullanmak adına doğumdan önce üç haftaya kadar çalışmak ne kadar zor. Kanunları erkekler yaptıkları için hamilelik sürecinden bihaberler. Hem karnında canından bir can taşımak hemde çalışmayı kolay sanıyorlar. 18 Eylül de doğum yaptım ve 30 Ağustosa kadar çalıştım en sıcak zamanlarda işe gittim. Neden doğumdan sonra biraz daha fazla izin kullanabilmek için. Avrupa ülkelerinde durum o kadar farklı ki. İnsanın moralinin bozulmaması mümkün değil. Örneğin Norveç'te 7 ay ücretli izin ve 6000 Euro yardım yapılıyor. Türkiye'de ki durumu yazmaya bile gerek. 50 lira süt parası ve ne işe yaradığını anlamadığım 1.5 sattlik süt izni. Bu durum normal zamanında doğan bebekler için. Peki ya erken doğanlar. Onlar için değişen hiç bir şey yok. Normal bir doğum ile aynı şartları paylaşıyorlar. Eğer resime tıklarsanız bir form gelecek ve bir iki saniyenizi ayırarak prematüre doğan bebeklerin anneleri ile daha uzun bir süre birlikte olması için destek vermiş olacaksınız. Başta erken doğanlar olmak üzere tüm bebeklerin annelerine ihtiyaçları olduğu tartışılmaz bir gerçek.

28 Eylül 2010 Salı

Almina'nın CD'leri





Almina uzun süredir klasik müzik dinliyor, anne karnından beri. Belki de bu yüzden gaz sancılarımız, uzun ağlama sorunlarımız olmadı. Klasik müzik en sevdiğim tür. Artık popüler müzik dinleyemeyecek kadar seviyorum. Her dinleyişimde başka tadlar keşfediyorum. Ders çalışırken, kitap okurken olmazsa olmazım. Çok sevdiğim için Almina'nın da önce iyi bir dinleyici olmasını çok istiyorum. Klasik müziğin bebek gelişimindeki faydaları artık tartışılmaz bir gerçek. Şimdilik 3 CD'miz var. Hepside birbirinden güzel klasik eserlerin soft yorumlanmış hali. Arka planda dalga sesleri, kuş cıvıltıları var. Uyku Saati CD'si sizin bile gevşemenize yardımcı oluyor. Mozart CD'sinin son parçası masal tadında Mozart'ın biyorgrafisi. Elimden geldiğince dinletmeye özen gösteriyorum. Piyasada çok çeşitleri mevcut. Siz de bebeğinizi bu güzel müzikten mahrum bırakmayın. İyi dinlemeler...

27 Eylül 2010 Pazartesi

Bir Yaş Doktor Kontrolü


Cumartesi günü doktorumuza gittik. Doktorumuz Almina'yı güzelce muayene etti ve gelişiminin gayet iyi olduğunu söyledi. Almina bir süredir devam sütü içmediği için endişeliydim Doktorumuz "Peynir ve Yoğurda ağırlık verelim" dedi. Aşımızı olduk. Artık Almina herşeyden anlıyor o yüzden doktora gittiğimizi farkettiği için bu sefer biraz ağladık. Aşı olurken baştan ağlamadı sonra doktorumuzu yanımızda görünce ağlamaya başladı. Bir ay sonra suçiçeği aşımız var. 6. dişimizde çıktı. İlk yaşımızı gayet güzel ve sağlıklı bir şekilde geçirdik. Nice güzel senelere...


Her annenin bebeğinin beslenmesi ile ilgili endişeleri var. Benim de var haliyle. Abartmamaya çalışıyorum ama bazen az yiyormuş gibi geliyor. Anneliğin ortak güdüsü sanırım. Her zaman takip ettiğim Küçük İnsan sitesinde geçenlerde çok hoş bir yazı okudum. Tüm annelerin ortak sorunu iştahsızlık üzerine ilgilenirseniz tık tık

23 Eylül 2010 Perşembe

Yaramaz Toplar




Ablam Filiz, Almina'ya doğumgünü hediyesi PlaySkool'un Yaramaz Toplarını hediye etti. O kadar neşeli ve eğlenceli ki sadece Almina değil hepimiz seviyoruz. Tekrar teşekkür ederiz Filiz Teyzesi...

21 Eylül 2010 Salı

Almina'nın 1. Doğumgünü














"Almina kaç yaşındasın?" sorusuna cevap: parmağımızla 1 yapmak














Partimiz HOŞGÖR'de oldu. Ramazanda iftara gittiğimiz zaman Almina çocuk oyun bölümünü çok sevmişti zaten pasta ve kurabiyelerimiz de oraya yaptırdığımız için partiyi çocuk bölümünde yapmaya karar verdik. O gün ben de Almina'da hastaydık, doktorumuz "Çocuklar doğumgünlerinde illa hasta olurlar" diye teselli etti. Kurabiyem hasta olmasına rağmen hiç huzursuzluk yapmadı gayet mutluydu ve çok eğlendi. Tabii Naz'ın etkisi bir hayli fazla onunla gayet iyi vakit geçirdiler. Katılım az olmasına rağmen hediyelerimizin sayısı çoktu ve hepsi de birbirinden güzeldi tekrar Almina adına teşekkür ederim.


Ve birtanem, herşeyim, kuzumun uzun sağlıklı mutlu bir ömür geçirmesini diliyorum... Seni çok seviyoruz, Almina iyi ki doğdun kurabiyem...

18 Eylül 2010 Cumartesi

İYİ Kİ DOĞDUN MELEĞİM


TATLIM MELEĞİM HERŞEYİM İYİ Kİ DOĞDUN İYİ BENİ ANNE YAPTIN SENDEN ÖNCE HAYAT NE KADAR BOŞ VE ANLAMSIZMIŞ ONU ANLADIM HEP MUTLU SAĞLIKLI OL MELEĞİM SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIMDAN CANSIN HERŞEYİMSİN NİCE NİCE YILLARA HEP BİRLİKTE BEBEĞİM...


17 Eylül 2010 Cuma

Geçen Sene Bu Gece...


Geçen sene bu geceydi... O kadar büyük bir heyecan vardı ki içimde... Nasıl olacak... Neler yaşayacağım diye... Hemen hemen hiç uyumamıştım... Son gecemizdi... Karnımda, o sıcacık, derli toplu mekanında bebeğimin son gecesiydi... Yarın bambaşka bir hayat başlayacaktı hepimiz için... Bebeğim kucağımda olacaktı... İlk görüşte aşkı bilirdim de görmeden aşkı ilk bebeğim ile yaşadım... O son gece hayatımda mucizelerin başladığı günün ilk gecesiydi...

12 Eylül 2010 Pazar

İyi ki doğdun POYRAZ

Poyraz benim çok sevdiğim arkadaşım Bircan'ın bir tanecik oğlu ve Almina'dan bir hafta büyük. Dün doğumgünüydü ama misafir telaşı falan olunca bugün kutlayabiliyorum.
Poyraz nice nice senelere ilk yaşın kutlu olsun, hep sağlıklı, mutlu, başarılı upuzun bir ömrün olsun... Almina da bende seni kocaman öpüyoruz... İyi ki doğdun...

6 Eylül 2010 Pazartesi

Almina'dan Anekdotlar 2: Telefon



Bu aslında eski bir anekdot ancak yazma fırsatı buluyorum. Tatile gideceğimiz günün akşamında epey bir iş güç yaptım ütü, valiz v.s. Haliyle geç yattım ve sabah telefonun alarmı çalınca kapayıp biraz daha kestirdim. Birden derinden bir "alo" sesiyle uyandım. Ne oluyor demeye kalmadı Almina'nın elinde telefon iş yerinden bir arkadaşımı aramış onun sesi geliyor. Ben tekrar dalınca Almina uyanmış, telefonu bulmuş, tuş kilidini açmış ve rast gele arama yapmış. Sabahın yedisinde arkadaşıma da mahçup oldum. :) Ama Almina görülmeye değerdi karşı taraf "alo" dedikçe bir gülmeler bir gülmeler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...