31 Ocak 2011 Pazartesi

Karlı Bir Gün...


Cumartesi akşamı Almina'ya uyumadan önce "Karlı Bir Gün" kitabını okudum. İçimden de "Şöyle güzel bir kar yağmadı" diye geçirdim. Almina uyuduktan sonra camdan dışarı baktığımda sulu karın yağdığını gördüm. Gece bir kaç kez Almina'yı dolaşmaya kalktığımda dışarı bakmak aklıma gelmedi. Sabah dışarı baktığımda karlı bir gün olduğunu mutlulukla farkettim. Almina'yı dışarı baktırdığımda çok mutlu oldu "aaaa" dedi.

Hemen kahvaltımız yaptık, giyindik, aşağıya indik. Almina'yı üşütmemek için çok fazla kalmadık ama içeri girince kurabiyem ağlamaya başladı, dışarı çıkmak istiyormuş. "Tekrar akşamüstü çıkarız" dedik sanırım ikna oldu ve sustu. İlk defa böylece gerçek kar keyfi yaptı kurabiyem.  





Karlı bir günün menüsü:
-Fransız Usulu Soğan Çorbası: Tarif Sevgili Cafe Pepela'dan. Karlı güne gayet yakışan bir çorba.
-Fırında kıymalı makarna


28 Ocak 2011 Cuma

Her Eve Bir Kitap

Kocaeli'nde kitap okumaya teşvik edici kampanyalara bir yenisi daha eklendi. Kocaeli Valiliğince başlatılan kampanyada yarı yıl tatilinde okunmak üzere, 100 temel eserden her öğrenciye bir kitap dağıtılacak. Toplam 233 bin kitabın dağıtılacağını bildiren Valilik hem öğrencilerin hem de velilerin bu kitapları okumalarını istiyor. Okumayı teşvik etmek için kitapların özetlerini çıkaran öğrenciler arasında bir yarışma düzenleyip ödül dağıtılması düşünülüyor. Güzel şeyler oluyor bu aralar. Detaylar için lütfen tık tık...

Tatilde ne yapalım diyenlere Bir Dolap Kitap'tan güzel öneriler için lütfen tık tık...

Tüm öğrencilere ve öğretmenlere iyi tatiller.

25 Ocak 2011 Salı

Son Zamanlarda...




 Kurabiyem simit yemeyi çok seviyor :)

Mandalinayı çok seviyordu şimdi kendi soyup kendi yiyor. Dün akşamda mandalina görünce "mandalin" dedi şok geçirdim :)

Sıralama halkalarını bilezik olarak kullanmayı seviyor :)

Kurabiyem büyüyor...

21 Ocak 2011 Cuma

Prof. Dr. Yankı Yazgan - 99 Sayfada Bebeklikten Çocukluğa


Yankı Yazgan konusunda deneyimli bir çocuk ruh sağlığı uzmanı. Beğenerek okuyorum. Bu kitabın ayrı bir özelliği ise soru - cevap olarak yazılmış olması. Bu sayede aktarılanlar  bir televizyon programı izler gibi kolay ve anlaşılır olmuş. Başlığından daha çok 2 yaş döneminde, çocukluğa geçişde yaşanan, uzmanların "ilk ergenlik" dedikleri 2 yaş sendromu üzerine yazıldığını düşünmüştüm. Ancak çok daha kapsamlı bilgiler ve öneriler sunuluyor. Hemen hemen aklınıza gelen tüm soruların, cevapları mevcut bu 99 sayfalık kitapta. Pek çok satırın altını çizdim, bazı sayfaları dönüp tekrar okudum. Özellikle cezalandırma yöntemi olarak önerilen "Mola Yöntemi"nin gerçekten akılcı bir çözüm olacağına inanıyorum.

Çevremizde "Çocuk bakımı, kitaplardan mı öğrenilir?" diye bizi eleştirenler var maalesef. Annelik elbette iç güdüsel bir şey. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz anda anneliğiniz başlıyor. Babalar ise genel olarak bebeği kucağına alan kadar çok da farkına varamıyorlar. Anneler elbette bu iç güdüsel gerçekleşen duyguyu, uygulama aşamasına gelince özellikle anneler, büyükler bize büyük destekler. Ancak yine de zaman ilerliyor. Bazı yanlışlar zaman için de doğru, bazı doğrular zaman içinde yanlış oluyor. Her ne olursa olsun en kötü yazılmış kitabın bile zararı olmayacağı görüşündeyim. Kötü kitaplar olmasa iyi kitapları ayırt edemezdik. Çevremden bana bu yönde gelen eleştirilere kulaklarımı kapamaya devam edip bu güzel kitaplardan feyz almaya devam edeceğim.
Kitaptan minik notlar:
- Çocuğun çocuk gibi davranması daha çok tercih edilen birşeydir. Genellikle yetişkin gibi davranan çocuklarda bir ruhsal sıkıntı olma ihtimali var.
- Kuralların olmadığı, herkesin kendi kafasına göre hareket ettiği, babanın bugün "ak" dediğine yarın "kara" dediği, aile yapısının belirsiz ve düzensiz olduğu ortamlarda, çocukların davranışları üzerindeki kontrol iyice kaybolur.

- Genel anne-babalık tutumlarımıza şöyle bir baktığımda ilk gördüğüm: Birçok şeyi kınıyoruz. Bir çok şeyi eleştiriyoruz. Devamlı kusur buluyoruz. Kısacası hiçbirşeyden memnun olmuyoruz.

- Çocuğuna şimdiden alışsın mantığıyla bazı olumsuzlukları yaşatmak pek tavsiye edilecek bir tutum değil. (İleride parasız kalabilir düşüncesiyle bazı temel ihtiyaçlarında kısarak terbiye etmeye çalışmak)


99 Sayfada Bebeklikten Çocukluğa - Prof. Dr. Yankı Yazgan, Türkiye İş bankası Yayınları, 2008 İstanbul, ISBN: 978-975-458-823-1, 99 Sayfa

20 Ocak 2011 Perşembe

Tarçınlı Kurabiyem 16. Ayını Doldurdu



Bir hafta kurabiyemin hastalığı ile uğraşınca haliyle herşeyden biraz uzak kaldım. Pazartesi günü kontrolümüzde hastalığımızın büyük ölçüde geçtiğini öğrenince mutlu olduk. Kış gelince daha doğrusu gelemeyince hastalıklar artıyor.

Bu hastalık telaşında kurabiyem 16. ayını bitirdi. Her geçen gün büyümesi, gelişmesi ve bizi şaşırtması bambaşka bir keyif. Son zamanlarda en çok hoşuma giden şey okuduğum kitaplarda olan yada konuşurken yapılan esprilere içten kahkahalar atması.

Bu hastalık sürecinde doktorumuzu da değiştirdik. Biraz istem dışı oldu ama sonuçtan gayet memnunuz. Almina ilk rahatsızlandığında kendi doktorumuz yoktu. Bizde şimdiki doktorumuza gittik. İlgisi ile kalbimizi fethetti. Diğer doktorumuz de iyi idi ancak bir aşısını atlamış olması beni üzmüştü. Aşı kartı elinde olduğu halde yapılmayan dozu görememişti. Bu olaydan sonra temkinli idim ona karşı ancak şimdi buna gerek kalmadı yeni doktorumuz gerçekten çok ilgili.

Tüm kuzulara Allah uzun ve sağlıklı ömür versin. Nice aylara tatlı kurabiyem nice yıllara :)

12 Ocak 2011 Çarşamba

"Annem-Babam Okuyor"



İzmit Belediyesi güzel bir proje başlattı: "Annem -Babam Okuyor" projesi. Amaç anne-babaların okuma alışkanlığı kazanması. Proje için pilot okul olarak Albay İbrahim Karaoğlan İlköğretim Okulu seçildi. Proje kapsamında İzmit sınırları içindeki okullara 50 kitaplık setler dağıtılacak. Projenin Türkiye'de bir ilk olduğunu söyleyen yetkilileri kutluyorum.
Her ne kadar biz çocuklarımıza okuma sevgisini ve alışkanlığını kazandırmak görevinde olsak da, bunu yapamayan ailelere çocukların ön ayak olması takdire şayan bir düşünce. Umarım proje çok başarılı olur. Çok okuyan aileler oluşur.
Dünya ile kıyaslayınca Türkiye'deki okuma oranları acınacak halde. Şöyle ki; Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor. Bir İsviçreli yılda ortalama 10 kitap okuyor. Bir Fransız yılda ortalama 7 kitap okuyor.Şimdi ülkemize dönersek lütfen buraya dikkat: Türkiye'de ise 6 Türk'e yılda sadece bir kitap düşüyor. Bir Türk'e bir kitap bile değil. Bu yüzden bu projenin daha çok ses getirmesini ve tüm Türkiye'ye örnek olmasını diliyorum.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Almina'nın Kitapları - 06: Lili ve Yedi Çocuğu Serisi

Bir aydır geceleri yatmadan okuyoruz "Lili ve Yedi Çocuğunu". Her akşam Lili'nin bir çocuğu bize konuk oluyor. Almina gayet ilgili, çok hoş öyküleri ben de severek okuyorum. Her evde yaşanan 2-5 yaş arası çocukların sorunlarını hikaye eden kitaplar çizimleri ile de gayet başarılı. Tülin Kozikoğlu'nun yazıp, Banu Taylan'ın çizimlerini yaptığı kitapların içinde "Hayvanları Çok Seviyorum" kitabı benim favorim. Gayet esprili bir anlatımı var. Her seferinde Almina ile Veli'nin hayvanat bahçesi ziyaretinde yaşadıklarına gülüyoruz. Almina sanırım benim seslendirmelerime gülüyor ama çok neşeli bir öykü. Diğer kitaplar ise  adlarından anlaşılacağı üzere sürekli dondurma yemek isteyen, sürekli televizyon izlemek isteyen ve benzer problemler çıkaran çocukların öyküleri var. Meşhur 2 yaş sendromu öncesi annelere de neler olabileceğine dair bir önizleme yaratıyor ve gerçeklere hazırlıyor. Öykülerin en hoş yanı çocuğun kendi yaratmış olduğu sorunu, kendisinin farkına varması. Yani birileri ona yanlış yaptığını söylemiyor. Didaktik olmaması öyküleri çok daha sevimli yapıyor.

Öykülerde belli bir ritim ve kafiye olduğu için okuyan anne babalarda keyif alıyor. Belki de kitabı sevdirmenin en kısa ve kolay yolu çocuklarımıza gerçekten severek kitap okumak. Bunu bir görev gibi yaparsak gözünden hiç birşey kaçmayan çocuklarımız hemen farkedeceklerdir. Bu seri keyifli bir okuma zamanı için güzel bir seçim.

+2 yaş grubu için önerilen kitaplar bence 1 yaş üstü için de okunabilir.

Çok daha kapsamlı bir yazı için Bir Dolap Kitap 'a buyurun.





Yazan: Tülin Kozikoğlu

Resimleyen: Banu Taylan

İletişim Yayıncılık

7 Ocak 2011 Cuma

Bugün Güzel Birşey Yaptım...

Bugün sabahtan bankaya uğradım ve Almina için bir Kumbara Fonu hesabı açtırdım (Bir de yeni kitaplar sipariş ettim :) ). Bir süredir aklımdaydı. Elimde birikmiş bir miktar parayı ne yapacağımı bilemediğim için kumbara fonu hesabı daha mantıklı göründü.  Almina için kitabın daha iyi bir yatırım olduğunu düşünsemde, para biriktirmenin de kötü bir yanı yoktur diye düşündüm :) Derler ya "Dünyanın bin türlü hali var" diye Allah sağlık, afiyet versin ancak, insanı hayatta her türlü sürpriz beklemekte, iyisi kötüsüyle. Umarım Almina büyürken hesabı da büyür. Bir de hediye kumbara verdiler. Bakalım akşam kumbarayı görünce ne tepki gösterecek tatlı kurabiyem :) Evlatlarımız güzel günler görsün inşallah.
Mutlu haftasonları...

4 Ocak 2011 Salı

Hobilere Zaman


Çocukluğumdan beri çok severim etamin işini. Bir şekilde hep ara ara yaptım birşeyler. Yastık, örtü, tablo... Almina ile birlikte bu tür el işlerine ara vermiştim. Örneğin hamile olduğumu öğrendikten sonra yarım kalan atkım hala beni beklemekte (onu da bu ay bitireyim).
2010'un son günlerinde "Artık hobilerime de vakit ayırmalıyım" kararı almış ve enerjik bir şekilde bu tatlı kuşu işlemeye başlamıştım. Almina'nın rahatsızlığı ile biraz elimde oyalandı ama yılbaşı gecesi bitirdim. Almina'nın odasına asmak niyetiyle başlamıştım ama böyle şeyler sahiplerini kendileri seçiyor, tatlı kuş yeğenime yılbaşı hediyesi olmaya karar verdi. Şimdi onun odasını bekliyor. Bu hafta da Almina için bir tane yapmak niyetindeyim. Bundan sonra ara vermemek ve diğer projelerimi gerçekleştirmek dileği ile...

3 Ocak 2011 Pazartesi

Hediyelerimiz

 Yeni yıla biraz hasta girdik. Çok şükür şimdi daha iyi kurabiyem.

 İlk hediyemiz babadan, kedi sever kurabiyeye miyavlayan, horlayan bir kedicik. Biberonu da var kedimizin ve lıkır lıkır süt de içiyor. Almina çok sevdi adını Pisik koyduk :)
 Benim hediyem Ksiliphon. Yılbaşında müziğimiz Almina'dan
 Benim diğer hediyem geçenlerde gördüm ve çok beğendim kurabiyeme çatal-bıçak takımı.

Bu güzel alışveriş sepetimizde Ecenur Abamızdan :)



Bana gelen hediyeler ise en sevdiğim parfüm ve en sevdiğim yazar Agatha Christie kitabı :)Kitap kurabiyemden, parfüm eşimden.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...