29 Haziran 2011 Çarşamba

Almina'nın Kitapları 14: Deniz Kıyısında


Deniz Kıyısında Almina'nın en sevdiği kitaplardan. O kadar seviyoruz ki iki kere üst üste okuyoruz kimi günler. Küçük Pagur'un yaşadığı heyecanlı bir günü bize anlatıyor Anna Milbourne bu kez. Almina'nın deniz, kum ile tanışması ve sevmesinde bu kitabın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Tatile gitmeden önce hikayenin biraz dışına çıkarak ona aldığımız kova - kürek ile neler yapacağımızı, dalgaları, balıkları anlatmıştım. İlk deniz kıyısına gittiğimizde kitabı hatırlatarak pagurdan bahsetmiştim. Almina artık çok rahat bağlantı kurabiliyor soyut ve somut şeyler arasında. Bu yüzden hemen sevdi deniz kıyısını.

Hazır yaz gelmişken eğer henüz kitaplığınızda bu kitap yoksa tavsiye ederiz. Güzel bir hikayenin yanında sımsıcak güzel resimlerle şahane bir yaz günü yaşayın. Ben en çok arkada görülen deniz fenerini seviyorum. Tüm kurabiyelere iyi okumalar...



Anna Milbourne
Deniz Kıyısında
TÜBİTAK Yayınları
+3

28 Haziran 2011 Salı

İlk Bisiklet


Yaz gelince bisiklet mevsimi de açılır. Almina'ya bisiklet alma niyetimiz vardı, o sırada Canım arkadaşım Tülay, Naz'ın bisikletini verebileceğini söyledi. Sağolsun eve kadar getirdi 4 kat yukarı çıkardı. Hemen denedik, ben merak ediyordum hoşlanıp hoşlanmayacağını. Çok sevdi, zor ikna ettik indiremedik. Artık akşamüstü faaliyetimiz bisiklet oldu. Tülay teyzesine tekrar teşekkür ederiz :)

27 Haziran 2011 Pazartesi

Yunanistan'dan Gelenler


Ablamlar bir süre önce Yunanistan'a gitti. Haliyle benim gibi Eskiçağ Tarihçisi bir kardeşleri olduğu için bana hitap eden hediyeler seçmişler. Şunların güzelliğine bakar mısınız? Muhteşemler. Tekrar teşekkür ediyorum :)

21 Haziran 2011 Salı

Almina Tatilde

 Fotoğraflara bakarken şimdiden tatili özlediğimi hissediyorum. Yolculukta otobüsü tercih ettik. Çok şükür Almina'da hiç huysuzluk yapmadı. Ona yaptığım yatakta güzel bir uyku çekti, sabah saatlerinde Antalya'ya vardık. Otelimizi Mirage Park'tı. Otele girer girmez hemen üstümüz değiştirdik ve yemek yedik sonra da kendimizi sahile attık. Ne kadar özlemişim denizi. Yaklaşık 6 sene Antalya'da yaşadım ve tatil için Antalya'ya gitmek tuhaf bir durum oldu. Özlemişim. Eşimle orada tanıştığımız için özel bir yeri var hayatımızda Antalya'nın.

Tatilimiz genel olarak baktığımızda sorunsuz geçti. Tek derdimiz otelin büyük ve kalabalık olmasıydı. Karar aldık bundan sonra daha küçük otelleri tercih edeceğiz. Almina gördüğü her kendinden büyük çocuğa "aba" "abi" diye hitap etti ama maalesef bir kişi dışında cevap alamadı çünkü otel Ruslar ile dolup taşmıştı. Almina'nın "aba" diye seslendiği bir gün bir kız çocuğu "efendim" diye cevap verince neredeyse sarılıp öpecektik. Yurt dışında tatil yapmış gibi olduk.

Genel olarak hava sıcaktı. Ancak deniz Almina için biraz soğuktu. Havuzu ise etrafında kum yok diye sevmedi. Bizde minik havuzunu deniz suyu ile doldurduk biraz güneşte ısıttık. Deniz soğuk olmasına rağmen girmek istedi ama simidini istemedi.

Otelin çocuk büfesi olmasına rağmen oraya ihtiyaç duymadık. Almina'ya göre güzel yemekler bulduk.  Tek eksi çorbaların füzyon mutfağından olmasıydı. Geleneksel çorba alternatifinin olmaması kötü oldu. Almina çorba çok seviyor. Gelince hemen ona güzel bir domates çorbası yaptım. Çok özlemişti.



Gece 9.30'a kadar dışarda vakit geçirdik. Almina deniz, kum derken yorulduğundan 9.30 civarında hemen uykuya daldı. Odamız suit odaydı ve şahane bir balkonu vardı. Biz de eşimle uzun keyifli sohbetler yaptık. Genel olarak akşam yemeğinden sonra ördekleri beslemeye gittik. Almina hayvanları o kadar çok seviyor ki. Bayıldı onlara. Sadece hayvan değil çiçekleri, otları bile seviyor.

 


Son keşfi ise dondurma oldu. Bizim dondurmalarımızı bile yemek istedi ki fotoğrafta görülmekte.




Pepee hastası kızım tatilde uğurböceğini görünce çok mutlu oldu.

Türk Gecesi'nin olduğu gece. Baba - kızın kıyafetlerine dikkat çekmek isterim :)

 Kitap okumayı hiç ihmal eder miyiz? Almina Şirinler kitabını görüp istemişti. Otelde de Cartoon Network kanalında Şirinler'i izleyince çok hoş oldu.

 Gözlemeci Kurabiyem :)
Bu yeşilliklerden yapılmış kapı Almina için çok özel. Neden mi? Burada haklı olarak Gece Bahçesi karakterleri Upsy Daisy'nin ve Tombliboo'ların yaşadığını zannetti. Onlara seslendi durdu.

Tatil çok güzel geçti. Almina için özellikle iyi oldu. Sevgili Çok Bilmiş'in de kendi kızında gözlemlediği gelişim atılımını ben de yaşadım. Almina artık her kelimeyi söylüyor, dikkati tavan yaptı, müthiş bağlantılar kuruyor, tüm eşyaların kime ait olduklarını biliyor. Beni şaşırtmaya devam ediyor.

20 Haziran 2011 Pazartesi

Babalar Günü


Tüm babaların babalar günü kutlu olsun...

Dün biz güne Antik Kapı'da güzel bir kahvaltı ile başladık. Almina ısmarladı :) Daha sonra alışveriş yaptık. Biz Almina ile Babamıza hediye almak isterken o bize aldı. Bu da güzelmiş :) Çok güzel bir gün geçirdik. Özellikle Almina, Babası ile çok keyifliydi. Nice güzel günlere...

Seni çok seviyoruz :)


15 Haziran 2011 Çarşamba

Tatil Bitti...

Tatilimiz bitti pazar sabahı döndük. Gayet güzel geçti. Hava güzeldi, deniz şahane... Daha detaylı bir yazı yazacağım. Ancak fotografları bilgisayara atamadım, daha doğru ben tatilde iken bilgisayarımdan bir şey bakmak isterlerken arkadaşlar çökertmişler. Tüm programlarım gitmiş. Malum annemdeyiz, fotograf programı CD'si bizim evde. Öyle bekleyeceğime bari otelin fotografçısının çektiği bu güzel fotografı paylaşayım dedim. Bu fotograftan anladım ki Almina babasına benziyormuş :)
Tatil detayları pek yakında :))

3 Haziran 2011 Cuma

Tatil Vakti...


 Bu sene erkenciyiz. Yarın tatile çıkıyoruz bir hafta yokuz. Görüşmek üzere Sevgiler :)

2 Haziran 2011 Perşembe

Diane O'Connell - İki Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken

 

Bütün çocuklar kendi özel adımlarıyla gelişirler.
 Çocuğunuzun kendi doğal programını desteklemek,
onu cesaretlendirmek ve sürecin tadını çıkarmak,
sizin görevinizdir!




Bu serinin 1 yaş olanı hariç hepsini edinmiştim. Kızım iki yaşına hızla yaklaşırken okumanın tam zamanı olduğunu düşündüm.

Kitap rahat okunan bir formatta hazırlanmış. Sıkmıyor ve öneriler ayrı bir kutucuk içinde verilmiş. Bu da pratik olarak net bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. Benim en sevdiğim bölüm "Ben olmak Nasıl Bir Şey" bölümü. Bu bölümlerde iki yaşındaki çocuğunuzun neler hissettiğini, dünyayı nasıl algıladığını görebiliyorsunuz. Bu satırları okurken fark ettim gerçekten de aslında çocuk olmak çok zor. Her gün yeni şeylerle karşılaşıyorlar, her şey büyük, karışık. Aslında tam da burada düzen konusu gündeme geliyor. Özellikle 2 yaş çocukları için düzen çok önemli. Montessori Felsefesi de bunu savunmakta. Aslında kızımı gözlemlerken onun benden daha düzenli olduğunu fark ediyorum. Puzzle ile oynaması bitince parçaları kutusuna koyuyor, çantasındaki eşyalarını çıkarıp oynadıktan sonra tekrar geri koyuyor. Son günlerde bunlarla  beni şok ediyor. Düzen ve anlayış ile şu meşhur korkunç iki yaş sendromu kolay bir şekilde aşılabilir. Kitap da sürekli olarak empati kurmamız gerektiğini söylüyor. Tekrar aynı konuya dönersem büyüdükçe özgürleşen çocuğunuz her gün yeni bir takım deneyimler kazanıyor ve böylece kimi zaman kafası karışabiliyor. Kendi çocukluğumumuz hatırlayalım, büyümek zor bir süreç.

Bağırma, ağlama krizlerinin altına bazen çok basit bir şey yatabileceğini vurguluyor kitap: yorgunluk. Evet onlar çocuk müthiş bir enerjileri var ama yorulmuş olabilirler ve bu büyük bir krize neden olabilir. Bunun yanında acıkmak, susamak gibi nedenler de ağlama krizlerinin nedeni olabilir. 
Kitapta ayrıca "Söyleyin/Söylemeyin", Olası gelişim aksaklıklarının işaretlerinin değerlendirildiği "Bir Sorun mu Var?" köşeleri de yer alıyor 

Örneğin çocuğunuzun sizin yanınızda yatmak istediği için kabus gördüğünü söylediğini düşünürsünüz. Ancak küçük çocuklar uykularının %80'ini "rüya" aşamasında geçirdiklerinden yetişkinlerden on kat daha fazla kabus görürler.

Yine her çocukta rastladığımız paylaşmama duygusu. Paylaşma duygusu için bu yaşın gerçekten küçük olduğu belirtiliyor ve bazı öneriler sunuluyor. Bizim de fark etmeden yeğenim için yaptığımız bir yol doğruymuş. Yaşıt çocuklar geldiğinde değer verdiği ve sevdiği oyuncakları kaldırırdık. Böylece kriz yaratacak nesne olmayınca kriz de çıkmazdı. Nasıl olsa okula başladığında paylaşmayı öğrenecek.

Kitap üzerine yazılacak ve kitaptan aktarılacak o kadar çok şey var ki. Sanırım burada kesmek gerek.

Bu kitabı okumadan önce de çocukların büyümelerini izlenemenin muhteşem olduğuna inanıyordum. Bu fikrimi desteklemesi gerçekten çok hoşuma gitti. Şu meşhur 2 yaş sendromu tüm annelerin gözünü korkutsa da aslında onun kendisinin birey olarak fark etmeye başladığı için hiç de korkutucu gelmemeli. Bilakis mutlu olmalıyız.

Kitabı tüm 2 yaşında çocuğu olan annelere öneririm. Onların dünyasını keşfeder ve ne hissediklerini bilirsek anlamamız ve yardımcı olmamız çok daha kolay olur.

"Ben Olmak Nasıl Bir Şey
... Eğer kendi kararlarımı verebiliyorsam ve kalabalık bir yerde senden kaçabiliyorsam bu senin de yapabileceğin anlamına gelir. Peki ya eve gelmemeye karar verirsen? Hala benden sorumlu olduğunu ve benimle ilgilendiğini bilmeye ihtiyacım var. Bu yüzden bazen devam edip, kendi kararlarımı vermek, diğer zamanlarda da kendimi beslemek gibi kendim yapabileceğim işleri benim için senin yapmanı istiyorum. Ve bazen de sadece kucağına oturarak sana sarılmak istiyorum..." (s. 21)

Kitabın Bölümleri
1. Bölüm: Gitmeme İzin Ver
2. Bölüm: Beni Dinle
3. Bölüm: Öğrenmemi İzle
4. Bölüm: Pek Çok Ruh Halim
5. Bölüm: Dünyayı Nasıl Görüyorum
6. Bölüm: Neden Bu şekilde Davranıyorum
7. Bölüm: Korkularım ve Kabuslarım
8. Bölüm: İnsanlarla Nasıl İlişki Kuruyorum
9. Bölüm: Bedenim, Kendim
10. Bölüm: Lazımlık Zamanı

İki Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken, Diane O'Connell, Beyaz Balina Yayınları, 2000 İstanbul, ISBN: 975-8756-17-6, 237 Sayfa, Çeviri: Özge Aydın


1 Haziran 2011 Çarşamba

Oyun Grubumuz

Almina ilk öğretmeni Pınar Öğretmen ile. 

 Bu hafta Oyun Grubumuzda az arkadaş vardı. Almina bu minderleri çok seviyor epeyce onlarla vakit geçirdi.
 Daha sonra Baba ile "fış fış kayıkçı" oynandı.
 Spor salonundan, çatı katına çıktık. Burada bizi boyalar bekliyordu. Resim yaptık bir süre.

 Daha sonra annelerin desteği ile kelebek yapıldı.
Her zaman ki gibi keyifli anlar top havuzunda yaşandı. Az kişi olunca top havuzu Almina'ya kaldı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...