29 Eylül 2011 Perşembe

Haftanın Aktivitesi: Sulu Boya


Almina Mutfakta


 Almina mutfağında çalışmaya başladı bile... Tüm bebeklerine yetecek kadar yemek yapıyor :) Önlük de istedi bunu buldum ona en uygun olarak. Yemeğe bekleriz ;)





28 Eylül 2011 Çarşamba

Almina'nın Kitapları 22: Değnek Adam



Geçen hafta tanıttığım Tostoraman'ın yaratıcılarından şahane bir kitap daha: Değnek Adam.

Değnek Adam ailesiyle evlerinde mutlu, mesut yaşarken, bir gün sabah sporunu yapmak üzere evden çıkar ve öykümüz son hızla başlar. Neler gelmez ki Değnek Adam'ın başına. Önce bir köpek bulur, tam onun dişleri arasından kurtulmuşken bir çocuk bulur ve arkadaşlarıyla suya atarlar, tam onlardan kurtulmuşken kuğu Değnek Adam'ı yuvasına götürür, bir sandalın küreği takılır yuvaya, Değnek Adam suya kapılır, zar zor kıyıya çıkar bitap kumların üzerinde yatarken bir baba alır ve kumdan kaleye bayrak direği yapar... Ah Değnek Adam neler neler yaşar. Sonbahar derken kış gelir. Kar yağar tam Değnek Adam için tehlike çanları çalarken Noel Baba'nın devreye girmesiyle bir anda herşey değişir. Değnek Adam sonunda evine kavuşur ama sonuna kadar sürükleyen bir öykü okumuş olursunuz.

Ahenkli, akıcı, merak ettirici bir öykü. Çizimler müthiş, o kadar güzel detaylar var ki. Özellikle mevsim geçişlerini çok sevdim. Tostoraman sevenler için de kitabın sayfalarında bir minik sürpriz var. Resimleri dikkatle incelerseniz karşınıza Tostoraman çıkıyor.

Bir Dolap Kitap'da Sevgili Banu'nun da belirttiği gibi çeviri de Yıldırım Türker aranıyor. O nasıl çevirirdi merak ediyor insan. Yine çok kötü diyemem.

Almina'nin sevdiği kitaplarından. Okumadan önce sayfaları karıştırıp önce Tos'u (Tostoraman'ı) buluyoruz sonra okumaya başlıyoruz. Bu bizim ritüelimiz oldu.

Kitap 2 yaş grubu için biraz detaylı ve uzun gelebilir. Biz çok sevdik ve severek okuyoruz.





Bir Dolap Kitap'ın Değnek Adam yazısı burada.

Değnek Adam

Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Nevin Avan Özdemir
Türkiye İş Bankası Yayınları
+3

27 Eylül 2011 Salı

Almina ve Televizyon

Almina ne kadar istemesem de bir şekilde televizyon izliyor. Ancak en güzel yanı ilgisini çekmeyen şeylere bir an bile bakmaması. TRT Çocuk favori kanalımız. Haliyle buradaki bazı çizgi filmleri seviyor. Bunlardan ilki Kahverengi Ayıcık. O kadar güzel ki ben de çok seviyorum. Ayı ailesinin evi çok güzel. Kısa kısa bölümlerden oluşuyor ve Almina müziğini de çok seviyor. Bir tane küçük kahverengi ayısı var ve bu çizgi film ile özdeşleşti.


İkinci favorimiz Sid Bilim Çocuğu. O kadar güzel ki ben bile işim yoksa mutlaka izliyorum. İlham alıyorum, çünkü her bölümde Sid bir konuyu merak ediyor ve araştırmaya başlıyor. Bu konu ile ilgili çok güzel aktiviteler yapılıyor ve böylece bana da fikir vermiş oluyor. Hem müziği hem de çizgi filmini Almina çok seviyor. Tesadüfen bu çizgi film henüz başlamamışken Almina'ya bir mikrofon almıştım. Sid'in sürekli elinde tuttuğuna  çok benziyor. Almina'da kendi mikrofonunu alıp bir şekilde onu taklit ediyor.


Ve elbette Pepee. Yayınlandığı ilk günden beri -ki o zaman minik bir bebekti- Almina severek izliyor. Pepee'nin şarkılarını çok seviyor. Bebee'nin taklidini yapıyor. Biz de Pepeemania yaşıyoruz.  Eylül ayının başında her ay aldığımız Meraklı Minik dergisinin yanındaki Pepee dergisini Almina farketti. Aldık ve böylece Pepee'nin önümüzdeki günlerde Caillou çılgınlığının yerini alacağını öğrendik. Zira dergide,  çocukların kullandıkları pek çok ürünün üzerinde Pepeeli olanlarının reklamı yer alıyor. Hatta ilk gördüğümüz ürün olan anaokulu çantasını Almina'ya doğumgününde aldık.  Sanırım almaya da devam edeceğiz. Almina'nın Pepee'yi sevmesi hoşuma gidiyor. En başından beri Caillou'ya ısınamadım. Gerçi bazı bloglarda çocuklara kazandırdıkları güzel şeylerle ilgili yazılar okumuştum. Eminim öyledir, çünkü zaten bir çizgi filmin yapım amacı güzel şeyler kazandırmak olmalı. Benim Caillou karşıtlığım tamamen kişisel sanırım. Bir de bu tür kahramanları kullanarak yaratılan pazar ve tüketim çılgınlığı canımı sıkıyor. Pepee umarım çok daha naif olarak sürdürürür bu ekonomik yönünü.


Almina'nın ilk göz ağrılarından olan Gece Bahçesi. Artık maalesef TRT Çocuk'ta yayınlanmıyor. Almina oyuncak ve kitapları ile gayet mutlu. Eğer çok canı isterse internetten izliyoruz.


Benim en sevdiğim çizgi film Sünger Bob. Yıllardır izlerim (hatta hamile iken izlediğim bir bölümde Sünger Bob ve Patrick'in arası açılmıştı ve ben bu olaya ağlamıştım :) ) Ben izlediğim için sanırım Almina'nın ilgisi çekti, ilk söylediği kelimelerden biri "Bob"tur. Şimdilerde ilgisini kaybetmiş olsa da aklına geldiğinden yada kitabını gördüğünde izlemek istiyor.
Bizim televizyon ilgimiz böyle. Barbie bebeğini çok sevmesine rağmen çizgi filmine rağbet etmiyor. Onun sevdiklerinden biri olmadığı zaman National Geographic açıyorum. Eğer hayvanların olduğu bir belgesele denk gelirsek onu da ilgi ile takip ediyor. Kimi zaman hiç televizyonu açmayıp müzik dinliyoruz. Özellikle bir aktivite yapıyorsak.

Umarım televizyon alışkanlığı hep böyle devam eder.

22 Eylül 2011 Perşembe

Almina'nın Kitapları 21: Tostoraman


Hemen hemen her çocuk kitabını okumak benim için büyük bir keyif ancak "favorin hangisi?" deseler yanıtım "Tostoraman" olur. O kadar güzel ki her yetişkinin okuması ve çocuğuna okutması gerek diye düşünüyorum.  Orjinal adı Gruffalo, Julia Donaldson - Axel Scheffler tarafından yaratılmış şahane bir öykü.

Baş rolde sıradan bir fare var. Farecik bir gün ormanda gezmeye çıkar. Ama keyifli bir gezinti ne mümkün, hemen potansiyel yemek muamelesi görür. İlk önce bir tilki çıkar karşısına. Ondan yakayı kurtarmak için bir anda hayali bir arkadaş yaratır. Bu arkadaşın adı Tostoraman'dır ve haliyle tilki tanımıyordur. Merakından sorar "Kim bu Tostoraman?" diye. Farecik de tilkiyi korkutmak için aklına gelen tüm korkunç özellikleri sayar döker. En sonunda da sevdiği yemeği belirtmeden geçmez, Tostoraman "tilki fırında" sever,  bizim tilki bu durumda ne yapsın kaçıverir. Fare tilkide bu taktiğin tuttuğunu görünce yoluna devam eder aynı taktiği baykuş ve yılan için de kullanır ve tutar. Ta ki karşına gerçek bir Tostoraman çıkana kadar.

O zaman ne yapar farecik? Ah o fare ne akıllıdır yeni bir strateji belirler. Siz en iyisi bunu kitabın kendinden okuyun.  Aslında ne yazarsam yazayım hep eksik olacak yazım bunun farkındayım. Okuduğunuz zaman eminim Tostoraman önce sizin, sonra da miniğinizin kalbini fethedecek.

Almina'nın düşüncesine gelirsem; ilk okuduğum andan itibaren çok sevdi, kısaca "tos" diyor. Tos'un anlamının Tostoraman olduğunu bilmeyenler onun tost istediğini düşünüyor :) Kitabımız çok okunmaktan yıpranmaya başladı bile. Her okuduğumuzda (hergün okuyoruz)  ana - kız keyifleniyor ve çok eğleniyoruz. Kitap yeğenimin ve eşimin de favorisi.

Çizimler çok çok güzel zaten ama asıl burada Türkçeleştirme büyük bir önem kazanmakta. Bunun için Yıldırım Türker'i tebrik etmek istiyorum. O kadar ahenkli ve güzel ki sanki orjinali Türkçe dilinde yazılmış gibi.




Farenin biri ormanın kuytusunda gezmeye çıktı.
Fareciği gören tilkinin karnı acıktı.
“Tatlı minik fındık faresi, nereye böyle?
İnime buyur da yemek yiyelim seninle.”
“Korkunç naziksin Tilki, eksik olma.
Ama yemek için sözüm var Tostoraman’a”
“Tostoraman mı? Kimmiş bu Tostoraman?”
“Bilmiyor musun? Tanıştırayım o zaman.”

 



Bir Dolap Kitap'ın Tostoraman ile ilgili güzel yazısı burada.
 
Tostoraman

Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Yıldırım Türker
Popcore Çocuk Kitapları
+3 (+2 için de uygun olabilir)

21 Eylül 2011 Çarşamba

Nurturia Sobesi


Sitenin kurucusu Damla'nın başlatmış olduğu bir mim. Canım arkadaşım Tülay bana göndermişti ama doğumgünü telaşından anca yanıtlıyorum.


Aynı şeyleri düşündüğüm, aynı şeyleri sevdiğim insanlarla dertleşmeyi konuşmayı çok seviyorum.

Bebişlerin hastalık haberlerini hiç sevmiyorum.

Nurturia olmasaydı olmazdı iyi ki var.

Nurturia’da çok güzel şeyler paylaştığım, çok sevdiğim arkadaşlarım var.

Nurturia’da yok  yok.

Nurturia’da keşke hep iyi haberler olsa.

Bu mimi Nurturia üyesi tüm takipçilere gönderiyorum :)

Kantinlerde Gazlı İçeçecek ve Cips Yasağı



Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından yayımlanan genelge ile yeni eğitim öğretim yılında okul kantinlerinde gazlı içecek ve cips satışı yasaklandı. Bu ürünlerin yerini taze meyve satışı alacak. Son yıllarda artan obeziteye karşı atılan en büyük adım bence. Çocuklar tüm gün okulda anne- babaların denetiminden uzakta istedikleri ürünü alıp yiyebiliyorlardı. Bu genelge ile artık gazlı içecek ve cips alamayacaklar.

Yanlış beslenme yerine daha sağlıklı ve bilinçli beslenme çocuklarımız için elzem. Öğretmenlerin ve velilerin desteği ile çocuklarımıza doğru ve sağlıklı beslenmeyi öğretmeliyiz. Karar ne kadar uygulanabilir diye kafalarda soru işareti olabilir. Bunda en büyük görevde bence anne-babalara düşüyor. Belli zamanlarda okula giderek kantine göz atmak bence yeterli. Böylece bir iç denetim gelişmiş olur. Ayrıca okullarda müdür ve öğretmenlerden kurulu kantin denetleme komisyonları oluşturularak kantinler denetlenecek. Böylece daha sağlıklı bir nesil yetişecek. Bu kararın alınması beni çok mutlu etti. Kendi adıma teşekkür ederim.

20 Eylül 2011 Salı

Hediyelerimiz

Doğumgünümüzde birbirinden değerli ve güzel hediye geldi. Tekrar çok teşekkür ediyoruz. O kadar çok hediyemiz oldu ki... Neler geldi neler...

Çok cici kıyafetler...


 Pepee'ler...


Tencereler...


Fincanlar, Bardaklar...


Ayakkabılar...


Kitaplar...


Çok güzel bir tren...


Tatlı bir tombik kuş...






Yalnız itiraf etmek gerekirse günün en büyük hediyesi Filiz Ablamın hediyesi oldu: Ikea Mini Mutfak.


Şunun güzelliğine bakar mısınız? Biz bile oynadık ablamla :) Dün sabah saat 7 sularında Almina'yı giydirmem ile mutfağa koşması bir oldu. Anneanne'ye gidene kadar oynadı. Biz de mutfağı anneme taşımaya karar verdik. Haftanın beş günü orada geçirdiğimiz için doya doya oynasın dedik.




Filiz ve Dilek'e Not: Çocukluğumdan beri bir dediğimi iki etmediniz. Şimdi de Almina'ya aynı şeyleri yapıyorsunuz. Sizin gibi teyzeleri olduğu için çok şanslı teşekkür ederim. İyi ki varsınız...

Dilek İçin Özel Not: İyi ki doğdun canım nice nice senelere hep birlikte...

19 Eylül 2011 Pazartesi

Almina'nın 2. Doğumgünü

Önce hazırlıklar yapıldı. Almina balonları çok sevdiği için bu sene balon temasını seçtik. Herşeyimiz balonlarla süslüydü. Sevgili Tiryaki Hobi gelen konuklarımıza vermek üzere şahane magnetler hazırladı. Magnetlerin yanında, miniklere bir iki sürprizimiz de vardı torbalarımızda.








Sonra Pastamız geldi...





Misafirlerimiz geldi ve partimiz başladı...












Partimiz çok güzel geçti. Aileme, Sevgili Seda'ya, Canım Arkadaşlarım Tülay, Tuba, Benay ve Füsun'a geldikleri için çok teşekkür ederim. Hediyelerimiz sanırım ayrı bir yazıyı hakediyor. Arkası yarın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...