13 Kasım 2012 Salı

I Spy Bottle (Keşif Şişeleri)


"I spy bottle" yabancı blogların en sevdiğim aktivitelerindendi. Ben "Keşif şişesi" olarak çevirmenin daha doğru olacağını düşündüm. Mini bir duyusal havuz diyebiliriz. Büyük duyusal havuz hazırlamaya vakti olmayan anneler için de pratik bir çözüm olabilir. 

Aslında yazın hazırlamıştım ama nedense arada unutulmuş. Bugün tüm malzemeleri bir araya getirdim. Kartını hazırladım ve lamine ettim. Almina'nın masasına koydum bakalım uykudan kalkınca ne yapacak? 

Aktivitenin amacı keşif ve merak duygularına hitap etmek, konsantrasyon ve objeleri bulup sayarak eğlenceli vakit geçirmek. Özellikle yolculuk için hazırlanabilir. Belli bir konu seçilip o objeler şişenin içine konabildiği gibi benim yaptığım karma objeleri de bir araya getirebilirsiniz. Genelde pirinç ve benzeri şeyler ana madde olarak kullanılıyor. Bu ilk denemem de beyaz pirinç kullandım ama bir sonrası için yılbaşı temalı bir şişe tasarlıyorum ve onda boyalı pirinç deneyeceğim. 





Şişedeki objelerin fotoğraflarını çekip, çıktısını alarak ve lamine ederek böyle bir kart hazırlayabilirsiniz. Böylece kurabiyeniz bulduğu objeleri işaretleyebilir. Bu kalem gibi bir kalem bulursanız mutlaka alın çok işe yarayacaktır. Kapağı silgili kalem sayesinde lamine edilen kartı silebilir tekrar tekrar kullanabilirsiniz. 


12 Kasım 2012 Pazartesi

Kasım Ayı Duyusal Havuzu (Sensory Tub): Hasat


Sonbahar gelince hasat zamanı da gelir. Zaten Cadılar Bayramı da bir hasat bayramı. Bu yüzden bu ay konu olarak hasat konusunu seçtim. Şansıma bir miktar başak bulmuştum. Onlardan ilham alarak duyusal havuzumuz da hazırlandı ve sunuldu. Hasattan ekmeğin yapılışına kadar olan süreç Almina'nın çok ilgisini çekti. 

Duyusal Havuzun İçinde:
  • Başak, saman balyaları, traktör, çiftçi, korkuluk
  • Deniz Kıyısı duyusal havuzundan kalan moon sand
  • Sepet, elma, nar
  • Keçe yapraklar, meşe palamudu






Geçen sene ki konumuz Çiftlikti. Duyusal havuz burada. Diğer aktiviteler burada

8 Kasım 2012 Perşembe

Merhaba Kirpi


Hazır evdeyken biraz çalışalım dedik ve topladığımız yapraklarla kirpi yaptık. Çizim burada



7 Kasım 2012 Çarşamba

Geniz Eti Ameliyatı


Almina geçen cumartesi günü geniz eti ameliyatı oldu. Aylardır süren hastalık sürecimizin umarım sonuna geldik. Yaklaşık 30 Ağustos'dan beri hemen hemen her hafta burun tıkanıklığı, öksürük gibi şikayetlerle doktora gidiyorduk. Hep soğuk algınlığı, alerji hatta astım gibi teşhisler kondu ve gereksiz yere bir çok kez antibiyotik ve alerji önleyici ilaçlar kullandık. Pek çok kez kan testi yapıldı. Ama nedense çocuklarda çok sık görülen geniz etinden şüphelenilmedi. Kreşe yeni başladığı için hasta oluyor sandık. En sonunda bayramdan hemen önce başka bir hastane ve doktora götürerek şüphelerimizden bahsettik. Almina bir süredir geceleri horluyordu. Bu geniz etini en büyük belirtilerinden biri. Doktor "Şu an olduğundan daha büyük çıkar" dedi ve bayramın geçmesini bekledik. Bu sırada ise kullandığımız tüm ilaçları bırakmamızı sadece tuzlu su ile burunu açmamızı söyledi. Bayram sonunda gittiğimizde herhangi bir akıntı olmadığı için geniz etine bakılacağını söyledi ve hemen KBB'ye yönlendirdi. Endoskopi ile Almina'nın burnuna bakıldı. Kuzum gayet sakin oturdu ve doktorun takdirini kazandı. Kendi gözlerimizle gördük geniz eti tüm girişi kapatmıştı. Doktor geniz eti ameliyatında bir alt yaş sınırı olmadığını hemen ameliyat ile alınmasını söyledi. Biz haliyle şok olduk: Ameliyat. Küçükcük yavrumuz ameliyat olacaktı, narkoz alacaktı. Açıkçası o gün hayatımın en berbat günlerinden biriydi. Almina'ya bir yandan iyi gözükmek için çabalarken içimden birşeyler koptu. Ondan sonraki bir kaç gün sürekli araştırdık. Doktorumuzun da belirttiği gibi geniz etinin bir çok olumsuz etkisi varmış. Başta gelişim bozukluğu gibi, uyku apnesi gibi çok ciddi sonuçları olabilirmiş. Hata uyku esnasında solunumun durmasına bile neden olabilirmiş. Ameliyat konusuna ikna olunca bu sefer iyi bir doktor araştırması başladı. Eşimin bir arkadaşı sayesinde doktorumuzu bulduk ve kendisine ulaştık. Pendik Hospitalden Doktor Ziya Ilgın. Bize hazırlıklı gelmemezi eğer gerçekten teşhis doğruya hemen ameliyata alacağını söyledi. Bu sefer başka bir heyecan başladı. Annemin tansiyonu olduğu için ona durumu anlatmadık. Kontrole gideceğimizi söyledik. Cumartesi günü bir türlü gelmek bilmedi. Okuduğum bir sürü yazıda oldukça kısa süren (15-30 dakika arası) basit bir operasyon olduğundan, çok az narkoz verildiğinden bahsedilmesine karşın anne yüreğine anlat bunları. Cuma akşamı çantamızı hazırladım. Almina'yı ameliyat öncesi ve sonrası oyalamak için bir sürü şey hazırladım: puzzle, oyun hamuru, bebekler, çizgi film, kitap, boya kalemleri ve resim defteri. Gerçekten çok da işe yaradı. Yukarıda ameliyat öncesi resim yaparken bir fotoğrafı var. 

Cumartesi sabahı düştük yola. Hepimiz o kadar hüzünlüydük ki biri dokunsa ağlayacak durumdaydık. Hastaneye vardık ilk bizi aldılar ve muayene de gerçekten ameliyat edilmesi gerektiği ortaya çıktı. Hemen tahlil yapıldı ve odaya çıkardılar. Tahlil sonuçlarını bekledik. Bu sırada heyecandan ölmek üzereyiz. Almina ise gayet neşeli halası ve Ecenur ablası ile oyun oynuyor. Bana zorla birşeyler yedirdiler lokmaları zor yuttum. Bu arada Almina ameliyata gireceği için geceden beri hiç birşey yememiş içmemişti. Bir ara su diye tutturdu. Sonra o an geldi. Bebeğimi hazırladık. Minicik hastane önlüğü ve bonesini taktık çok hoşuna gitti. Kucağımda ameliyathaneye indik. Sedyeye aldılar. Almina "Anne sen gelmeyecek misin?" diye sordu. "Benim şapkam yok alıp hemen geleceğim" dedim biraz ağlar gibi oldu ama sakinleşti sonra. Böylece hayatımın en uzun 20 dakikası başlamış oldu. Tolga ile sarıldık beklemeye başladık. Doktor saat 11 civarı çıktı ben bir an uyumadığını falan sandım meğer bitmiş. "Geçmiş olsun bitti birazdan gelir" dedi. Biraz rahatladım ama hala kuzumu görmediğim için endişeliydim. 10 dakika sonra bir sesler duyuldu kapı açıldı küçücük kuzum sedyede yatıyordu gözleri kapalıydı hemen iyi mi diye sordum o sırada uyandı "anne" dedi "çok şükür uyandı" dedim. Asansöre bindik odaya çıktık. Bir süre uyudu. Arada uyanıp su istedi. Serum bitene kadar birşey vermeyin dediler. O arada ara ara uyudu. Serum bitince uyandırın dediler ve süt getirdiler. Almina su istedi biraz içirdik. Süt içmek istemedi. Doktorumuz kontrol için geldiğinde iyi olduğunu söyledi. "Ama minik bir yoğurt yemen lazım" dedi. Hemen danino aldık onu yedi. Bu arada Almina çıkınca anneme söyledik durumu ablam ve eniştem ile  birlikte onlar da geldi. Almina çizgi film seyredip yoğurdunu yedi ve 3 civarı hastaneden çıktık. 

Yola çıkar çıkmaz Almina tekrar uyudu kucağımda. Eve geldik. İlk gün süt, yoğurt, puding, çorba gibi şeyler verin dedi doktorumuz. Almina çorba içmedi. Bebekliğe geri döndük ve kavanoz mamalardan verdik ilk gün. Gece ateşi yükseldi. İlk günlerde normalmiş. Ateş düşürücü verdik. Almina da biz de uyumadık. Onu hem ateş hem de öksürük rahatsız etti. Ertesi gün daha iyiydi. Çorbasını içti. Daha çok su içmeye başladı. Su içtikçe öksürük geriledi. Neşesi yerine gelmeye başladı. 

Bir süre okula gitmeyecek. Hem hastalık kapmaması hem de bir süre aktiviteden uzak kalması gerekiyor. Şimdi çok şükür daha iyi. Horlaması kalmadı. ağzı kapalı uyuyor. Sesi bile değişti. Cuma kontrolümüz var. Çok zor bir süreç geçmek üzere. Bundan sonra daha az hasta olacağını, iştahının açılacağını söylüyorlar. Kurabiyem sağlıklı olsun da başka birşey istemem...

Allah tüm yavrulara şifa versin, dermansız dertler vermesin... 

Ameliyatın ertesi günü: Yeni Barbie'siyle gayet mutlu
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...